Evcil Hayvanınızı Mı Yoksa Bir Bebeği Mi Kurtarırdınız?

Sosyal medyadaki şiddet ve istismar haberlerine, her gün binlerce okuyucu tarafından tepki gösteriliyor. 

 

Hayvanlara yönelik istismar haberlerinin, insanlara uygulanan şiddete yönelik içeriklerden daha fazla tepki gördüğü gözlemlenmektedir.

 

Peki, gerçekte hayvanlara insanlardan daha çok değer verdiğimiz doğru mu?

 

 

Etik ikilem: Bebek yerine bir köpeği kurtarır mıydınız?


Northeastern Üniversitesi'nden iki sosyolog, insanların, insanlara yönelik saldırılardansa hayvan istismarı haberlerine daha çok üzülerek tepki verdiklerini öne sürdüler. 


Araştırmacılar, insan-hayvan ilişkileri uzmanı Arnold Arluke ve seri katilleri ve kitlesel cinayetleri inceleyen Jack Levin, üniversite öğrencilerine Boston'daki bir suç dalgasına ait sahte haber dosyaları sundular (1). 


Örneğin, haberlerden biri, “Tanıklara göre, özellikle saldırıya uğrayan bir kişi, bilinmeyen bir saldırgan tarafından beyzbol sopasıyla dövülen bir yaşındaki yavru köpeği içeriyordu. Saldırıdan birkaç dakika sonra olay yerine gelen bir polis memuru, kurbanı kırık bir bacak ve çok sayıda derin kesik ile bilincini kaybetmiş bir halde buldu. Davada tutuklama yapılmadı”.


Deneydeki katılımcılar, makalelerin sahte olduğunu bilmiyorlardı. Gazete makalelerinin aslında her birinin farklı bir kurban tasvir eden dört farklı versiyonu olduğunu da bilmiyorlardı: Bir köpek yavrusu, bir yetişkin köpek, yetişkin bir insan ve bir bebek. Dört haberden birini okuduktan sonra, her bir denek, dayak kurbanı için hissettikleri empati ve duygusal sıkıntıları ölçen bir skalayı puanladı.

 

 

 


Tahmin edebileceğiniz gibi, kurbanın yetişkin bir insan olduğu hikâye, şimdiye kadar okuyuculardaki en düşük duygusal sıkıntı düzeylerini ortaya çıkardı. Empatiyi çağrıştırmaya geldiğinde ise “kazanan” köpek yavrusu değil, insan bebeğiydi. Onun ardından köpek yavrusu 2. ve yetişkin köpek 3. sırada geldi. Arluke ve Levin, mağdur ile sempati yaratma konusuna geldiğinde türlerin önemli olduğu sonucuna vardılar. Ancak hikâyelere verilen cevaplardaki kritik farkın, masum ve savunmasız canlılara olan özel ilgimize dayandığını ileri sürdüler.

 

 

Şaşırtmayan sonuç: İnsanlar, yabancılardan ziyade kendi köpeklerine veya kedilerine yardım ediyor


Başka bir deneyde, Georgia Regents Üniversitesi'ndeki psikologlar, insanların hayvanlara insan yaşamları üzerinden değer verdikleri koşulları araştırdı (2). Araştırmada, 573 kişiye, bir köpek ve bir kişinin kontrolden çıkan bir otobüsün olduğu yolda geçen bir dizi varsayımsal senaryoda kimi kurtaracağı soruldu.

Araştırmacılar kişi veya köpeği kurtarmak için alınan kararların üç faktörden etkilendiğini tespit etti. Birincisi: tehlikede olan kişinin kim olduğu oldu. Deneklerin köpeği yabancı bir turiste tercih ederek kurtarması çok daha olasıydı. Belli ki, yabancı bir turistten vazgeçenlerin yüzde 40’ı, köpek için en iyi arkadaşlarından veya kardeşlerinden vazgeçmeye razı değillerdi. Ancak sadece yüzde 14'ü, senaryodaki hayvanın “köpek” olarak tarif edildiği zaman, turistleri kurban edeceğini iddia etti. Sonunda, diğer araştırmaların da belirttiği gibi, kadınların hayvanları önemseme düzeyleri erkeklerinkinden fazla çıktı. Kaçan otobüs senaryosunda, bir insanı bir köpeğin yerine kurtaracaklarını söyleyen kadınların sayısı erkeklerin neredeyse iki katıydı.

 

 

Ahlaki tutarsızlık ile yaşam: Bir hayvanı sevmek ve diğerini yemek


Sözün özü, en azından bazı durumlarda insanlardan çok hayvanlara değer veriyoruz. Ne var ki diğer türlere karşı yaklaşımımız tutarsızlıklarla dolu. Yeryüzünü yaklaşık 40.000 diğer omurgalı hayvanla paylaşıyoruz, ama çoğumuz sadece bir avuç türün refahı ve sağlığı için küplere binmiş vaziyetteyiz. Bu hayvanları biliyorsunuz; büyük gözlü yavru kedi ve köpekler, pandalar, sirk filler, maymunlar, vb… Kedilerimizi ve köpeklerimizi derinden severken, Türkiye genelinde Kurban Bayramı sırasında öldürülen milyonlarca hayvanın ardından ufak tefek sızlanıyor ve çiftliklerde yetiştirilen ve yalnızca bizim tüketimimiz için katledilen büyük sayılarda tavuğa yapılan korkunç muamelelere göz yumuyoruz.


Görünen o ki pek çok insan, çevreci filozof Chris Diehm'in “evlerimizdeki kediler ve tabaklarımızdaki inekler paradoksu” dediği şeyle kolaylıkla yaşayabiliyor.

 

 


Yazan: Herzog, H. (2015, April 13). Why people care more about pets than other humans. Wired.


Çeviren: Nil Arıcı
 

 

Kaynaklar:
1. Levin, J., Arluke, A., & Irvine, L. (2017). Are People More Disturbed by Dog or Human Suffering?. Society & Animals, 25(1), 1-16.
2. Topolski, R., Weaver, J. N., Martin, Z., & McCoy, J. (2013). Choosing between the emotional dog and the rational pal: A moral dilemma with a tail. Anthrozoös, 26(2), 253-263.

 

PAYLAŞ

YORUMLAR